14 Mart Tıp Bayramı

15.03.2018

14 Mart Tıp Bayramı etkinlikleri çerçevesinde KSÜ Tıp Fakültesinin ve İl Sağlık Müdürlüğü'nün düzenlemiş olduğu etkinliklere katılınmış olup konuşma metnimiz aşağıdadır.

Sayın Protokol ve Değerli Misafirler;
Öncelikle tabip odası olarak bizi davet etme inceliği gösteren ve konuşma fırsatı veren Tertip komitesine teşekkürlerimi arz ederim. Bildiğiniz gibi 14 mart sadece Türk hekimlerinin kutladığı bir gündür, aynı zamanda, Türk milletinin tıbbiyeliler aracılığıyla işgalcilere başkaldırdığı günün adıdır 14 mart. Öğrencilerinin şehit olması nedeniyle mezun vermediği dönemler olan tıbbiyenin şeref madalyasıdır 14 mart. Bu bağlamda başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi saygıyla rahmetle anıyoruz.
O gün yapılan antiemperyalist mücadelenin devamı bugün TSK tarafından afrinde yapılmaktadır. Milletimizin tüm fertleri gibi biz Türk hekimleri de bu harekatı icra eden kahraman ordumuzu dualarımızla destekliyoruz. Bu harekat hususunda merkez konseyimiz bizimde iştirak etmediğimiz açıklamalarda bulunmuştur. Bu açıklamalara binaen yapılan çatı kurumumuzdan Türk ifadesinin kaldırılmasına yönelik düzenleme çalışmalarını kaygıyla takip ediyoruz.
Son 14 mart kutlamalarının üzerinden geçen bir yıla rağmen sağlık sektöründe bitmesini umut ettiğimiz bazı sorunlarımız maalesef halen güncelliğini korumaya devam etmektedir. Bu sorunların başında sağlık çalışanlarını hedef alan şiddet olayları gelmektedir. Bu şiddet olaylarının önlenmesine yönelik caydırıcılığı yüksek yasal bir düzenlemenin dün olduğu gibi bugünde elzem olduğunu düşünüyoruz. Gerek yoğun çalışma koşulları gerekse sağlıkta şiddet iklimi hekimleri maalesef defansif tıbba sürüklemekte, tükenmişlik sendromu ve motivasyon kaybına neden olmaktadır.
Maalesef bu durumdan en çokta hekimine ve diğer sağlık çalışanına karşı en ufak olumsuz tavrı olmayan, kaliteli sağlık hizmetinden başka bir beklentisi olmayan ve sağlık hizmetinin de her yönüyle en kalitelisini hak eden halkımızın çoğunluğu etkilenmektedir. Bu sebeple sağlıkta şiddet sorununu, gerek sağlık çalışanları ve gerekse halkımız için öncelikli bir sağlık sorunu olarak görüyoruz.
Aktif olarak çalışan ve emekli olmuş hekimlerin özlük ve sosyal haklarındaki sıkıntılar da güncelliğini korumaya devam etmektedir. Yapılmasını beklediğimiz iyileştirici tedbirlerin ve verilmesi planlanan yıpranma payının da en kısa zamanda yapılacağını umut ediyoruz.
Insan yeryüzünde Allahın halifesidir diyen bir dinin, İnsanı yaşat ki devlet yaşasın diyen bir kültürün bireyleri olarak; din dil ırk düşünce gibi hiçbir ayrımı kabul etmeyen, öznesi sadece insan olan mesleğimizin, hakkını vermemizin yolunun, medeniyetimizde de model insan olarak gösterilen kamil insan olmaktan geçtiğinin bilincindeyiz. Bu nedenle, bugün beyaz önlük giyerek mesleğimize ilk adımı atacak olan öğrencilerimize, Kamil insan ülküsüyle verilecek eğitimleri sayesinde, her birinin geleceğin ibni sinası, Hulusi behçeti, aziz sancarı olmalarına engel hiçbir sebep olmadığı kanaatindeyim.Bu düşüncelerle etik değerlerin el üstünde tutulduğu, sevginin saygının tevazunun her daim geçer akçe olduğu nice 14 martlar diliyorum.


Dr. Ekrem AKSU
Kahramanmaraş Tabip Odası Başkanı